“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Timur Selçuk

Üstat Münir Nurettin Selçuk yıllar önce aramızdan ayrılırken o muhteşem eserleri ile bir de oğlunu bırakmıştı bizlere. Ne çok mücadele etmişti, müzikten anlamayanlar babasının şarkılarına dokunmasın diye. Tiyatro sanatçısı annesi Şehime Erton ve babası sayesinde müzik ve sanat dolu bir evde dünyaya gelen Timur Selçuk, beş yaşında oturmuştu piyanonun başına. İlk konserini yedi yaşında veren usta sanatçı Galatasaray Lisesi, İstanbul Belediye Konservatuvarı piyano bölümü ardından ise Nevit Kodallı, Ulvi Cemal Erkin gibi isimlerin de yetiştiği fransanın en önemli müzik okullarından École Normale de Musique de Paris’de bestecilik ve orkestra yönetimi bölümünü bitirdi. İstanbul Oda Orkestrası’nı kurdu, Çağdaş Müzik Merkezi’nde müzisyen yetiştirdi. Ankara Sanat Tiyatrosu’na ömrünün on senesini verdi. Ferhat ile Şirin, Galilei-Galileo, Uğur Mumcu’nun Sakıncalı Piyade’si gibi sayısız oyun ve birçok filme müzikleriyle hayat verdi.

“Devlet Sanatçısı” unvanı bulunan üstat, müziği ile bizi diyardan diyara taşırken, en içimize işledi. Batı müziği ile musikiyi harmanlarken “İşçilerle işçilerle işçilerle elele” dizelerini yazacak kadar devrimci olmayı ihmal etmedi. O da birçokları gibi kendi devinimini yaşamış bir zihindi. Oyun oynar gibi şarkı söylediği gibi oyun oynar gibi yaşadı hayatını. Zamanında ülkemizin sıkıntılarını, bugün geldiğimiz tehlikeli noktaya çekilişimizi açık yüreklilikle anlatırken, bu ülkenin gençlerini eğitti. Sadece müzikal bir eğitim değil; akıl, vicdan, bilim, sanat ve felsefeyle bakış açılarını genişletti ve ahlakı besteledi ömrüyle.

Saçma sapan sözleri tekrar ederek insanların zihnine pislik empoze eden sözde müzisyenlerin aksine nakarata karşı durup, bestelediği şiirlerle zihnimizi besleyen bir müzik insanı olmanın ötesinde bir aydın, beyefendi ve gerçek çağdaş bir sanatçı idi. 70’lerde meydanlarda “Ey devrimci savaş vakti yaklaştı!” diyerek işçi sınıfı için mücadele verirken devinimle hayatına başka bir yön vermesi beni üzmüş olsa da, sanatını icra ederken de mücadelesini farklı yollarla sergilediği için kendisine minnettar kalacağım.

Bu zihniyetin sizin gibilere ihtiyacı var, dilerim yine doğarsınız da ışık saçarsınız dünyaya…
Kim olduğunu anlamak, tanımak isterseniz diye “Zihniyet” yazısını buraya bırakıyor, zihinlere şifa, sevenlerine sabır, kendisine rahmet diliyorum.

“Bence ses yalan söylemeyen tek enstrüman. İnsanı en son terkeden en vefalı dost. Son nefesinizi verir, öyle ölürsünüz. Oysa son noktaya kadar keman çalamazsınız. Kendi sesimle bir şey söylüyorsam bunu istediğim zaman söylemeliyim”

1 Mayıs Marşı’nı ilk kez çalıp söyleyen ruhunuza, plağa kaydedip bıraktığınız mirasa şükürler olsun. Dediğiniz gibi insanı en son sesi terk ediyor, bize kalan sesinizi yaşatacağız.

Hürmetlerimle.

** ZİHNİYET..

**1938… “güneş battı”, .. Çanakkale ruhu ve  Kurtuluş savaşından geri kalanlar,.. önce yarım ay,.. sonra, son dördün olup kayboldular… 1939-45,.. ikinci dünya savaşı,.. 1946,..  çok partili yaşama geçiş,… ve cumhuriyet kazanımlarının bilinçli bir biçimde emperyal güçler ve yerli işbirlikçileri tarafından kemirilmeye başlanması,..“emperyal zulme” merhaba…

… “zalimler dosttur”..

** “Dinci zulmün”, kuran dışı islamı, cahil ve yoksul insanımıza yedirmeye başlaması, bu doğrultuda yapılanma yolunu seçen  bazı cemaat, tarikat  ve mezheplerin, “siyasî zulmü de” yanlarına alarak maddî ve sosyal bir güç oluşturmaya başlamaları, “millet’ten ümmet’e” yöneliş çabaları…

… “zalimler ortaktır” ..

** Etnik kimlik farklılıklarının, “ahlâklı insan, ahlâklı yurttaş” kavramının birleştirici zenginliklerini yok etmek için, bilinçli bir biçimde, cahil ve yoksul insanımızın zihnine  ayrıştırıcı bir unsur olarak sokulması, bu amaçla, yasa dışı kaçakçılık kazançlarını aklamak ve ülke siyasetinde ve yörede güç sahibi olmak için, “feodal zulmü” oluşturan bazı yerel unsurların harekete geçmesi, ve ülke içinde halkın çatışmaya sürüklenmesi.

… “zalimler dosttur” ..

**Kendi kazancı dışında hiçbir şey düşünmeyen, “sermaye zulmünü” oluşturan bir kısım ticaret erbabının, yoksul ve cahil bölgelere, ulaşım ve güvenlik koşullarını kalkan gibi kullanarak gerekli yatırımları yapmama yolunu seçmeleri..

… “zalimler ortaktır” ..

** “Siyasi zulmü” yol olarak seçen bir takım politik oyuncuların, diğer zulüm odaklarıyla işbirliği içerisinde, cahil ve yoksul halkın uyanmaması için uyguladıkları, “emperyal zulmün” istediği yol haritasının hayata geçirilmesi..  

… “zalimler dosttur” ..

 

    ** GEÇMİŞ..

** 2002 yılında “erken seçim” diyen, bu gün de “başkanlık” söylemini destekleyen değerli genel başkanı, zaman içerisindeki çelişkili fikirlerinden ötürü anlamam çok zor, bu zihniyet bana uzak.

.. İmralı’daki insanı, siyasi başarı adına, gerekli hazırlıkları ve tedbirleri, ve sosyal önlemleri  oluşturmadan, patlamaya hazır bir bomba gibi ülkeye sokan, değerli  politikacının zihniyetini de halâ anlayabilmiş değilim.

.. 2002 seçimleri sonrası, düzmece bir Siirt seçimi uydurulduğunda, buna “demokrasi adına” sahip çıktığını söyleyen, oluşacak sayısız, ahlâkî ve  yasal boşluğu görmeyen değerli parti liderinin zihniyetini de anlamam mümkün değil.

** .. Oslo kağıtlarını imzalayan..

.. Habur’a “seyyar hukuk” götüren..

.. İmralı, Dolmabahçe, Kandil  “muhabbetlerini ”gerçekleştiren..

.. “paralel yapıyla”, 17-25 aralığa kadar yoldaş olan..

.. sonrasında “intikam seferberliği” başlatan..

.. Silivri davalarındaki vicdansızlığa “savcı” olan..

.. bu gün, gazetecileri, öğretim üyelerini, bürokratları tutuklatan ve aylardır savcılara iddianame hazırlatmayan..

.. hendekler kazılırken, evler cephanelik olarak sivil savaşa hazırlanırken hiçbir şey yapmayan, “çözüm diyen, barış diyen”..

.. haziran seçimlerinden sonra, siyasi çıkar adına, oy kayıplarını geri almak için “pkk harekatı” başlatan..

.. güney sınırımızı “terorist huzur evine “ çeviren..

.. bir bölümünün ne olduğu belli olmayan üç milyon göçmeni, araya sızmış terör unsurlarıyla birlikte, yanlış politikalar  sonucu yurda sokan..

.. selâm verecek komşusu kalmayan..

.. 1 lira 15 kuruşla devraldığı Türk lirasını 3 lira 90 kuruşa çıkarmayı başaran..

.. satılmadık milli servet bırakmayan..

.. mübarek Kuran’ ı elinde sallayıp mitingde oy isteyen..

.. kibir ve böbürlenme abidesi Çamlıca camiini, çevre gerçeklerini yok sayarak, ve dinimizin alçak gönüllü, yalın, içten, sade ve birleştirici, barışsever ruhuna meydan okurcasına gözümüze sokan..

.. 15 temmuz gecesi ayaklanan alçaklara karşı, devlete bağlı ordu birliklerini, kolluk güçlerini, acil önlem almaya çağıracağı yerde, silahlı alçakların önüne, silahsız halkı sokağa çağırarak süren ve ölümlere neden olan ..

.. bu siyasi zihniyeti de anlamam ve kabul etmem mümkün değil.

** YANSIMALAR..

**Enam suresi..

Ayet 123– Her kentte ileri gelenleri orada hile yapan suçlular saymamız da bunun gibidir. Oysa onlar yalnız kendilerine hile yaparlar, ama farkına varmazlar. (Hüseyin Atay meali)

Ayet 123-Biz bu şekilde her kentte/her medeniyette kodamanları, o kent ve medeniyetin suçluları yaptık ki, orada oyunlar tezgahlayıp tuzaklar kursunlar. Aslında onlar öz benliklerinden başkasına oyun oynamıyorlar ama farkında değiller. (Yaşar Nuri Öztürk meali)

Ayet 128– Allah hepsini toplayacağı gün, “ Ey cin topluluğu! İnsanlardan çok kimseyi ayartıp kendinizin tarafına aldınız” der. Insanlardan cinlere dost olanlar, “Rabbimiz! Birbirimizden geçindik ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık” derler. Allah,.. “Allah’ın dilediği kadar, ateş, temelli kalacağınız yerdir”..der. Doğrusu Rabbin bilgedir, bilgindir. (H.Atay)

Ayet 128– (Allah), onların hepsini topladığı gün, cinlere: “Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız” der. İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: “Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık”. Allah da: “Sizin durağınız cehennemdir. Orada, Allah’ın dilemesi müstesna, ebedi olarak kalacaksınız” der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi bilendir. –

Ayet 129– İşte biz böylece, kazandıkları günahlardan dolayı zalimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.

Ayet 129– İşte biz, zalimlerin bir kısmını bir kısmına, kazanır oldukları şeyler yüzünden bu şekilde dost/yardımcı/yönetici/önder yaparız. (Y.N.Öztürk)

Ayet 159– Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir. (Y.N.Öztürk)

 

 ** Casiye suresi..

Ayet 19–  Çünkü onlar Allah’tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Şüphesiz zâlimler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise müttakilerin dostudur.

Ayet 19– Kuşkun olmasın ki onlar, Allah karşısında sana hiçbir yarar sağlayamazlar/Allah tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Zalimler birbirlerinin dostlarıdır; Allah ise takvaya sarılanların veli sidir. (Y.N.Öztürk)

 

**Bakara suresi..

Ayet 204– İnsanlardan öylesi vardır ki, onun dünya hayatına ilişkin sözü senin hoşuna gider, ve o, kalbindekine Allah’ı tanık tutar. Oysa ki o, düşmanların en yamanıdır.

Ayet 205– Yanından ayrıldığında/iş başına geçtiğinde yeryüzünde fesat çıkarmak, ekini ve nesli yok etmek için işe koyulur. Oysaki Allah, fesadı sevmez.

Ayet 206– Ona “Allah’tan sakın!” dendiğinde, gurur kendisini günaha götürür. Böylesine, cehennem yeter. Gerçekten ne kötü yataktır o. (Y.N:Öztürk)

Ayet 208– Ey inananlar! Hep birden barışa girin, kötü insanın peşinden gitmeyin.Doğrusu o size apaçık bir düşmandır. (H.Atay)

Ayet 208– Ey iman sahipleri! Hepiniz toptan barış içine girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. (Y.N.Öztürk)

 

**İsra suresi..

Ayet 16– Biz bir kenti yok etmek istediğimiz zaman, önce şımaranlarına emrederiz; fakat onlar orada bozgunculuk yaparlar; böylece aleyhlerine verilen hükmü hak ederler. Biz de orasını yerle bir ederiz. (H.Atay)

Ayet 16– Biz bir ülkeyi/medeniyeti mahvetmek istediğimizde, onun servet ve nimetle şımarmış elebaşlarına emirler yöneltiriz/onları yöneticiler yaparız da onlar, orada bozuk gidişler sergilerler. Böylece o ülke/ medeniyet aleyhine hüküm hak olur; biz de onun altını üstüne getiririz. (Y.N.Öztürk)

Ayet 37– Yeryüzünde kasılıp kabararak yürüme! Çünkü sen, yeri asla yırtamazsın, uzunlukça da dağlara ulaşamazsın. (Y.N.Öztürk)

 

**Lukman suresi..

Ayet 18– Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme, yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah, kurula-kurula kendini övenlerin hiçbirini sevmez. (Y.N.Öztürk)

Ayet 18– İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; şüphesiz Allah kendini beğenip öğünen hiç kimseyi sevmez. (H.Atay)

Ayet 19-Yürüyüşünde doğal ol, sesini alçalt. Şu bir gerçek ki, seslerin en çirkini eşeklerin sesidir. (Y.N.Öztürk)

Ayet 19– Yürüyüşünde ılımlı ol,sesini kıs. Doğrusu, seslerin en çirkini eşeklerin sesidir. (H.Atay)

 

                                                         ** BİTİRİŞ..

.. Değerli arkadaşlar, sevgili yurttaşlar,..

..  1946 dan  bu güne kadar, sizleri kimler yönetti, bu hale nasıl geldiniz, iyi düşünün..

.. evet ya da hayır diye açıklamamı beklemeyin, bu benim bileceğim bir iştir,..

.. siz de kimsenin sözüne göre geleceğinizi inşa etmeyin..

.. kendinizi, çocuklarınızı, torunlarınızı, ülkenizin yarınlarını dikkatle değerlendirin..

.. bu ve bunun gibi yazılar, özgür iradenizle karar verebilmeniz için, sizleri düşünmeye davet eden yazılardır, başka bir amaçları olamaz..

.. bu günlerde toplu bildiriler yayınlanıyor, kimileri evet, bazıları hayır diyeceğini söylüyorlar..

.. ben bu akımlara katılamıyorum, yukarıdaki satırlarla sizlere yakın durmayı tercih ediyorum, sizleri düşünmeye davet ediyorum..

.. çünkü benim kâbem “ahlâklı insandır” ..

.. yani üreten, paylaşan, zulme sessiz kalmayan, zalime boyun eğmeyen..

.. aklı, yani bilimi, bilgiyi,.. duyarlılığı, yani insanı insan yapan değerleri,  sanatı,.. vicdanı, yani düşünceyi, felsefeyi.. hakkıyla  kullanan..

.. bütün bunları birleştirici, koruyucu bir “insanî üst kimlik” olarak değerlendiren, diğer bütün özelliklerimizi, tüm saygınlıkları içerisinde, bu birleştirici üst kimliğin altına koyan, ahlâklı insan değerleriyle beslenen kişileri kastediyorum.

.. Kardeşlerim, sevgili yurttaşlar unutmayın,..

.. “Kuran”,.. ahlâklı insanın manevî rehberidir..

.. “Nutuk”,.. cumhuriyet değerlerine bağlı çağdaş yurttaşın devrimci ışığıdır..

.. bu iki kitap size en doğru yolu gösterecektir..

.. sizleri “gütmeyen” ama “yol gösteren” insanlara güvenin..

.. ve “özgür iradenizle”iyiden, güzelden ve barıştan yana bir yol seçin..

… Yolunuz açık olsun …..

“Biz” olmak, “Ben” olabilmekten geçer. “Ben” olabilmek hakikati aramaktan, kendini keşfetmekten…Ben kendimi keşfettikçe güzelleştim. Ben kendimi keşfettikçe evreni keşfettim. Ben evreni keşfettikçe öfkemi dindirdim. Hakikatin ne kadar yakınımda durduğunu, önümdeki engeller nedeniyle göremedim. Korkularımın yerine merakımı koydum ve elime kalemi aldım üç sene önce… Bitmek tükenmek bilmeyen merakım yolumu aydınlatan ışık oldu, kitaplar en yakın arkadaşlarım, bugün hayatta olmayan binlerce deha dostum oldu… Hiçbirini kendime saklayamazdım. Bu kadar bencil olmak, insanın yaradılışına tersti. Hakikatin nerede durduğunu görüyorum artık, beni hiçbir güç ondan alıkoyamaz…İnanın! Cesur olun! Dönüşün! Değişime ayak uydurun! Gelecek biz’im, çünkü zaman biz’iz.

YORUM YAP