“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Venüs’te Yaşam İzi

Mars’ta yaşam planları, ayın tozuna bile razı NASA derken şimdi de gündemimizde Venüs’teki yaşam belirtileri var.

Uzayı anlamak, evreni anlamaya en hazır olduğumuz alan. İnsanoğlu için dünya, hiç ölmeyecekmiş gibi yıprattığı bedeniyle aynı yerde oldu hep, ona karşı duyarsızdı. Ama konu uzay ve uzaya dair keşifler olduğunda farkındalığına, o istese de istemese de bir şeyler eklendi. Son yıllarda yeterli olmasa da Dünyayı sahiplenerek evreni, yaşamı ve insanı anlamaya çalışan kişi sayısı hep arttı.

Güneş Sisteminin Dünya’ya en benzeyen gezegeni Venüs’ten, komşu gezegenden gelen haberler, ezelden beri merak ettiğimiz “başka gezegenlerde yaşam formları var mı” sorusunu yeniden gündeme getirse de cevaplayacak nitelikte değil ancak en çok yaklaştığımız an. Çünkü yoğun atmosferine ve aşırı yüksek sıcaklığına rağmen ultraviyole ışın süngeri Venüs’ün radyasyonlu bulutları arasında biyojenik bir kimyasal olan “fosfin”e rastlandı. Hem de cansız yapıların üretemeyeceği bir yoğunlukta…

Fosfin, bilim dünyasınca uzaydaki yaşam belirtisini tespit etmede kullanılan değerlerden biri. Organik yaşam formlarının bozulmasıyla ortaya çıkan fosfinin, abiyotik yapıların parçalanması sonucunda ortaya çıkma ihtimali hala olsa da Venüs’te tespit edilen miktar, aksi senaryoyu daha çok destekliyor.

Araştımalar, özel bir uzay araştırmaları kurumu olan, Rus bilim insanı ve girişimci Yuri Milner tarafından kurulan The Breakthrough Initiatives tarafından yürütülmekte. The Breakthrough Initiatives, 2015 yılında kurulduğunda Milner’ların yanında bir de dünyanın en ünlü kosmoloğu Stephen Hawking vardı. Kurulduğundan bu yana çeşitli çığır açıcı projelerle uzayın en büyük gizemlerinin peşine düştüler. Tıpkı bugün, Venüs’e yapmayı planladıkları yolculuklar gibi. Günümüzde kurum, bir silikon vadisi kahramanı olarak görülen Yuri ve eşi Julia Milner tarafından yürütülmekte. Geçtiğimiz Salı günü yaptıkları duyuruyla MIT Uzay Araştırmaları, Fizik ve Hava-Uzay Sahası Mühendisliği Profesörü Dr. Sara Seager tarafından yürütülecek proje ile fosfin bulgularını kanıtlamanın peşine düşecek.

“Zorlu Venüs atmosferinde ne türden bir yaşamın var olabileceğini ve başka ne gibi bulguların keşfedilebileceğini anlamak yolunda sınırları zorlayacağımız için çok heyecanlıyız,” dedi Dr. Seager.

Ancak The Breakthrough Initiatives, uzayda yalnız olmayacak. Havai’deki JCMT ve Şili’deki ALMA teleskopları tarafından elde edilen bulguların kesin raporları açıklandığı anda harekete geçen bir diğer özel uzay araştırmaları firması Rocket Lab(Yeni Zelanda) de en geç 2023’e kadar Photon adındaki küçük uydularından kendi “elektron roketini” atmayı planlıyor. NASA ile yakın temas halinde çalışan firma, Venüs’ün yörüngesine girmekten ziyade etrafından dolanıp fotoğraf almayı planlıyor. Dünyanın bir kısmı, başka gezegenlerin yörüngesinde sosyalleşiyor anlayacağınız.

Ezelden beri merak ettiğimiz “başka gezegenlerde yaşam formları var mı” sorusunun cevabına bir adım daha yaklaşırken dünyevi dertlerden soyutlanıyor insan. En ufak bir yaşam formunun bile tespit edilmesinin yaratacağı devrimi bir düşünün. Günlük yaşantımız, bizim yaşamımız değişmeyecek ama zihnimiz, dünyayı algılayışımız yine, istesek de istemesek de bu defa köklü bir biçimde değişecektir.

Kaynaklar: The New York Times, The Breakthrough Initiatives

Yeditepe Üniversitesi, Çeviribilim mezunu. Makalelerle başlayan çevirmenlik yolculuğu kitaplarla devam etti. Şimdi ise özgün yazılar yazma heyecanını tatma peşinde.

YORUM YAP