“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

WHATSAPP ALTERNATİFİ SIGNAL NEDEN KÖTÜNÜN İYİSİ?

Gizlilik biz insanlar için neden önemlidir? WhatsApp alternatifi Signal iyi midir kötü müdür diye tartışmadan önce bu soruyu sormak yerinde olur. ⠀⁣
⠀⁣
Faaliyetlerimizin çoğu bir veri izi bırakıyor. Çevrimiçi olarak neredeyse tüm etkinliklerimiz; anlık mesajlaşma, web sitelerinde gezinme, online alışveriş, yürüyüş uygulamaları, video izleme vs. veri izi bırakıyor. Bu kişisel veri hazinesi, bizim rızamız olmadan veya geçenlerde WhatsApp’ten gördüğümüz üzere rızamız zorla alınarak toplanabiliyor, saklanabiliyor, başkalarıyla paylaşılabiliyor. Bu data yoluyla bizim üzerimizden pazarlar şekillendirilebildiği gibi Cambridge Analytica skandalından bu yana tartışıldığı üzere iktidarlar ve hatta ülke sınırları dahi şekillendirilebiliyor olabilir. ⠀⁣
⠀⁣
Mahremiyet, gizlilik tabi ki önemli. Önce bunun en bilinen nedenlerine bakalım: ⠀⁣
⠀⁣
1. Gizlilik bize neyi, kimlerle paylaşacağımız konusunda seçme gücü verir. ⠀⁣
2. Gizlilik bilgilerimizi, can ve mal güvenliğimizi korur. ⠀
⠀⁣
Şimdi üstünde daha az konuşulan ve düşünülen sebeplere bakalım: ⠀⁣
⠀⁣
3. Gizlilik bireyliğimizi ve bütünlüğümüzü korur. Daha güçlü kuruluşların ve otoritenin üstümüzde haddinden fazla hakimiyeti olmasını ve kafamızın içine sızarak bizi düşüncelerimizde dahi köleleştirmelerini engeller. ⠀⁣
4. Gizlilik sayesinde özgür irademizi sürdürebiliriz. ⠀⁣
⠀⁣
Bu son maddeler abartılı geliyorsa yazının devamını okumalısınız. ⠀⁣
⠀⁣
Gizlilik ve özgür irade, özgür düşünce arasındaki bağıntı nedir? ⠀⁣
⠀⁣
“Tüm insanların üç hayatı vardır: kamusal, özel ve gizli,” der Gabriel García Márquez. Hepimizin başka insanlar izlemezken ve dinlemezken yaptığımız şeyler vardır. İnsan olmanın gereğidir bunlar, yapmamız gereken şeylerdir. Bizi biz yapan, irademizi özgür kılan, fikirlerimizi özgün kılan düşünce ve davranışlar; ilkin mahrem toprağımızda, kimsenin bizi izlemediğini ve dinlemediğini bildiğimiz güvenli bir alanda yeşerirler. ⠀⁣
⠀⁣
İnternet ve her gün kullandığımız, yaşamımızı kolaylaştıran teknolojiler; akıllı cihazlar, uygulamalar, git gide yaygınlaşacak giyilebilir teknolojiler ve benzerleri birer kitlesel denetim ve gözetleme aracına dönüşmüş durumda. Bunun yaşamlarımızda bazı etkileri olduğunu inkar edemeyiz. Kafamızın içinde bir yerde artık biliyoruz ki sürekli bir gözetim ve manipülasyon altındayız. Peki, bunun bize hiç etkisi olmuyor mu? ⠀⁣
⠀⁣
Yakın geçmişte mahremiyet konusu tartışıldığında hatırı sayılır bir kesim şunu öne sürüyordu: “Beni izleyebilirler, çünkü saklayacak bir şeyim yok.”⠀⁣
⠀⁣
Bu sav pek çok açıdan sakınca teşkil ediyordu. Birincisi çocukça ve çarpık bir şekilde dünyayı iyi insanlar ve kötü insanlar diye bölüyor; iyi insanların saklayacak bir şeyi olmayan dümdüz insanlar olabileceklerini, mahremiyetin sadece kötülerin ihtiyacı olduğunu savunuyordu. ⠀⁣
⠀⁣
Google’ın uzun dönem CEO’su Eric Schmidt, 2009’da yapılan bir röportajda bu görüşün savunucularından birisi gibi görünüyordu. Şöyle demişti: “İnsanların bilmesini istemediğin bir şey yapıyorsan, belki de en baştan onu hiç yapmamalısın.” ⠀⁣
⠀⁣
TED konuşmasında bu sava şöyle karşı çıktı abdli gazeteci ve yazar Glenn Greenwald: ⠀⁣
⠀⁣
“Gizliliğin evrensel ve içgüdüsel olarak çok istenmesinin bir nedeni var. Bu yalnızca havayı solumak veya suyu içmek gibi refleksif bir hareket değil. Bunun nedeni, gözetlenebildiğimiz, izlenebildiğimiz bir durumda olduğumuzda, tavırlarımızın dramatik şekilde değişmesi. İzlendiğimizi düşündüğümüzde aklımızdan geçen davranışsal seçenekler yelpazesi şiddetle daralır. Bu gayet, insan doğasına dair, sosyal bilimin, edebiyatın, dinin ve neredeyse her alandan disiplinin tanıdığı bir gerçektir. Biri izleniyor olabileceğini düşündüğünde, içinde bulunduğu davranışın çok daha fazla uyumcu ve itaatkâr olduğunu kanıtlayan düzinelerce psikolojik inceleme mevcut.” ⠀⁣
⠀⁣
Panoptikon örneğini veriyordu Glenn Greenwald hemen sonrasında; 18. yüzyıl filozofu Jeremy Bentham’ın akıl ettiği bir kontrol çözümü panoptikon, hapishanelerde uygulanması düşünülmüş bir kule tasarımı. Her yeri görebilen ama kimse tarafından içi görülemeyen bu kule mahkumlara, “Her an izleniyor olabilirsiniz,” diyor. Böylece hapishanede itaat, kaba kuvvet kullanılan senaryolara kıyasla çok daha etkili ve zahmetsiz bir şekilde tesis ediliyor. 20. yüzyıl Fransız filozofu Michel Foucault bu modelin yalnızca hapishanelerde değil, insan davranışını kontrol etmeyi gözeten her kurumda kullanılabileceğini öngördü: okullar, hastahaneler, fabrikalar, işyerleri… ⠀⁣
⠀⁣

“Kimse güvende değil. Hiçbir bilgi özel değil. Hükümet istediğinizden fazlasını görebilir ve bunu durdurmak için yapabileceğiniz hiçbir şey yok.” – George Orwell, 1984⠀⁣

Bu yukarıdaki alıntı 1984 romanından. 1984 sadece bir roman olsa da buradaki önemli uyarıyı gözden kaçırmamalıyız: Burada dikkat etmemiz gereken herkesin her zaman görüntülendiği bir dünyadan veya onları görüntüleyen tekil bir otoriteden sakınmamız gerektiği değil, insanların her an izlenebilme farkındalığı ile yaşadıkları ve bu nedenle özgürlüklerini git gide kaybettikleri bir dünyadan sakınmamız gerektiği. ⠀⁣
⠀⁣
Güvenlik ve gizliliğin korunması güçlü bir pazar⠀⁣
⠀⁣
Batıda abd Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) gibi bazı kuruluşlar, hedeflerinin dünya çapında gizliliğin sonu olduğunu açıkça belirttiler. Doğuda Çin, pandemi sürecinde vatandaşlarında mahremiyet namına bir şey bırakmadı ve krizi böylece yönetti. Birçok işletme, teknoloji uzmanı, aktivist ve kurum ise gizliliğimizi iyileştirmek ve korumak alanını tutmakta. Gizliliğimizin korunması da güçlü bir pazar ve yakın gelecekte de bilhassa avrupa merkezli olarak şekillenmeyi sürdürecek gibi görünüyor. ⠀⁣
⠀⁣
WhatsApp’in verilerimiz konusundaki izinleri bizden zorla alması ile yaşadığımız uyanış sonrasında mahremiyetimizi koruyabileceğimiz yer neresidir diye aranmaya başladık. Acaba böyle bir yer gerçekten var mı? ⠀⁣
⠀⁣
Rekabet Kurulu Facebook ve WhatsApp hakkında soruşturma başlattı ve WhatsApp verilerinin paylaşılması zorunluluğunu durdurdu. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun da yarın aynı gündemle toplanacağı belirtildi. WhatsApp’ten ayrılan kullanıcılar alternatif uygulamalar aramaya başladılar. ⠀⁣
⠀⁣
Elon Musk’ın, Signal kullanın demesiyle birdenbire kıymete binen Signal uygulaması seçenekler içinde sahiden en güvenlisi gibi görünüyor. Signal için söylenenler şunlar: ⠀⁣
⠀⁣
Signal ücretsiz, signal kâr amacı gütmeyen bir organizasyon tarafından ve WhatsApp’in eski kurucusu tarafından fonlanıyor ve parasallaştırılması için reklama ya da datanızı satmaya ihtiyacı yok. Signal nur yüzlü, Signal tatlı… ⠀⁣
⠀⁣
Ne yazık ki seçeneklerin genel niteliğine baktığımızda Signal ancak kötünün iyisi sayılabilir. ⠀⁣
⠀⁣
Signal niçin ancak kötünün iyisi sayılabilir? ⠀⁣
⠀⁣
Yaşamımızı kolaylaştıran uygulamalar bizi bazı mahrem alanlara erişim vermeye çoktan alıştırdı. Bu tarz erişim istekleri uygulamanın düzgün çalışabilmesi için şart. Biz de bu motivasyonla şunlara neredeyse her uygulamada ve hatta Signal kullanırken de izin vereceğiz:⠀⁣
⠀⁣
1. Cihazın uykuya geçmesini önlemek⠀⁣
2. Ekran kilidini etkisiz hale getirmek⠀⁣
3. Network’ün tamamına erişim⠀⁣
4. Mikrofon ve kamera erişimi⠀⁣
5. Konum erişimi⠀⁣
⠀⁣
Signal datamızı depolamadığını, işlemediğini, paylaşmayacağını, parasallaştırmaya ihtiyacı olmadığı için ücretsiz olduğunu söylüyor. Şimdilik belki gerçekten de böyle. Ancak pek çok uygulama gibi o da yukarıdaki listeye ve çok daha fazlasına erişim istiyor. Sunduğu hizmetin doğası gereği… Gelecekte Signal’in nasıl konumlanacağını ve uzun vadeli amaçlarının ne olduğunu ancak speküle edebiliriz. Ancak iş, Signal güvenli midir değil midir diye sormaya gelirse öncelikle şunu sormak isterim:⁣

Babamıza bile vermeyeceğiniz bu erişim izinlerini her önümüze gelen uygulamaya verirken gizliliğimizi sahiden güvende hissedebilir miyiz? ⠀

MSGSÜ Sinema TV’de eğitim aldı. Prodüksiyon ve post prodüksiyon alanlarında çalıştı. Bugün, editör, çevirmen ve yazar olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

YORUM YAP