“Düne dönmenin faydası yok, çünkü o zamanlar farklı bir insandım.” Alıce

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
yukarı

Yaratıcının Senkop Dansı

Özgün yaratım sürecinde gündelik yaşam ve çalışma ritüelleri üzerine bir yazı serisi

Kişiler, verimli ve sağlıklı bir şekilde yaratıcı çalışmalarını sürdürebilmek için günlük rutinlerini nasıl kurguluyor? Sosyal, zihinsel ve fiziksel bütünlüklerini nasıl sürdürüyor? Bu yazı dizisinde alternatif ve avangart yaratıcıların gündelik yaşam ve çalışma ritüellerini inceleyeceğim; ülkemizdeki yaratıcıların da günümüzün değişen şartlarındaki yaşam ve çalışma rutinlerini öğrenip paylaşacağım.

chet baker trompet çalarken

Yaratıcılık, bilinç ile bilinçaltının iç ve dış dünya ile öznel etkileşiminde meydana gelir. Varlığımız, bilişsel ve davranışsal parametreler ile zamanla değişimler gösterir. İç ve dış faktörlerin etkileriyle, bünyemiz ve dünyamız için verimli-sağlıklı veya verimsiz-sağlıksız organizmalar olabiliriz. Geri döneceğimizden emin olduğumuz güvenli koyların keyfini çıkarmak ile -bünyemiz için ne kadar riskli olursa olsun- fırtınalı okyanuslarda sörf yapmak arasında salınmak doğamızda var. Tüm kadim inanışlar, kültürler ve medeniyetler, bilişsel ve davranışçı yöntemler ile salınımdaki bu uçları törpüleyip dengeye getirmeye çalışır. Burada hedeflenen hayal, insanların bünyeleri ve çevreleri ile barış içinde olarak (yani onları idsel dürtüleriyle sabote etmeden) kendilerini gerçekleştirecek düzeye erişmeleridir. Hepimiz, varoluşumuzun o anki şartlarının ihtiyaçlarına uygun sosyal, zihinsel ve bedensel dengeyi çok çeşitli yöntemler/girişimler ile ararız, dener ve keşfederiz.

renoir açık havada resim yaparken

Türümüzün en temel ve doğal yeteneği olan yaratıcılık da bu salınımlardan ve denge arayışından payını alır; zamanla parlar veya körelir. Yaratım yetimiz bazı zamanlar iyi-tanımlı problemlerin statükosunda rölantideyken bazen de hasta-tanımlı problemlerin belirsizlik bulutlarında tanrısal bir hızda ışınlanır. Burada çeşitli zıtlıkların salınım aralığı ve denge hâli göze çarpar: çalışmak-dinlenmek, dağıtmak-toplamak, oynamak-disiplinli olmak, salmak-saplanmak, hayallerde gezmek-anda olmak, bilinçlilik-bilinçsizlik, kontrol-kontrolsüzlük, özgüven-şüphe… Farklı aşamalarda farklı denge noktaları arz eden yaratım sürecinin kişiyi nevrotik sulara göndermesi ve psikoz riskiyle baş başa bırakması kaçınılmaz olur. Yani yaratım süreci, beraberinde dizginlenecek (ya da dizginlenemedi…) bir psikopatoloji KDV’si ile gelir. Bu kaygan zeminde, hayatı yaratıcılık üzerine olan kişiler kendilerine has verimli durumları, deneyerek/yanılarak keşfederler. Böylece hayatlarının belli zamanlarında, yaratıcı süreçleri için elverişli gördükleri çeşitli rutinler ortaya çıkar. Bunlar bazen toplum genelinin veya güneşin statükocu rutinleriyle uyumludur; hele sadece bu yüzden bile toplum tarafından takdir görebilirler. Ancak, bireysel olarak çalıştıkları için, yaratıcıların rutinleri toplum düzeninden farklı gelişebilir. Yine de sirkadiyen ritimle dans, gündelik hayatla fingirdeşme, beslenme ve hareket düze(n)(y)i, dürtüsel ihtiyaçların tatmini/sansürü, sosyal çevrede ve izolasyonda yalnızlık-çokluk, yaratıcının özgür iradesindedir. Yaratıcı kimliğin, etrafında akan hayat ritmiyle bazen rezonansa bazen de disonansa girmesi bu yüzden doğaldır.

mimar will alsop dev bir eskiz üzerinde çalışırken

Bu yazı dizisinde öncelikle farklı disiplinlerden çeşitli alternatif ve avangart yaratıcıların gündelik rutinlerinden örnekler aktaracağım. Hayatlarında, uğraşlarında, ilişkilerinde ve fiziksel ihtiyaçlarında neleri ön plana çıkardıklarını veya arka plana attıklarını araştıracağım. Sonra, yaratımın farklı aşamalarında (ıraksak düşünme, yakınsak düşünme ve iletişimsel düşünme) nasıl kendilerine has rutinler geliştirdiklerine odaklanacağım. Tüm bunları araştırırken bir yandan da ülkemizde hayranı olduğum, tanıdığım, tanımadığım birçok yaratıcının çalışma rutinleri hakkında bilgi toparlayacağım ve serinin son yazısında bunun özetini paylaşacağım*.

beethoven beste yaparken


duke ellington besteleri üzerine çalışırken

Hayalleri ve hayallerin yorumunu bir şekilde dünyevi düzlemde var etmeye çalışıyoruz. Zihinsel süreçleri cisimleştirmeye çalışmak ve bu süreçte harcanacak enerjiyi üretmek ve yönetmek, sinirbilimden psikolojiye birçok bilim dalının araştırdığı, analiz ettiği ve tezler ürettiği bir konu. Ben de bu süreçte görünen genel ve güncel pratik çıktıları toparlayacağım.

francis bacon atölyesinde

*Eğer bir yaratıcının rutinini merak ediyorsanız veya kendi rutininizi paylaşmak istiyorsanız benimle iletişime geçebilirsiniz ve yazı serisine böylece katkıda bulunabilirsiniz.

le corbusier nü çalışırken

1986’da Antalya’da hayata başlayan Tolgay; Özel Üsküdar Amerikan Lisesi ve Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu, TeCe Mimarlık ve Nevzat Sayın Mimarlık Hizmetleri’nde mimar olarak; Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak birer sene çalıştı. İTÜ Mimari Tasarımda Bilişim Yüksek Lisans Programı’na ve Bahçeşehir Üniversitesi Caz Okulu’na caz vokal olarak da kabul edildi; Ferhat Öz, Sibel Köse ve Başak Yavuz'dan vokal eğitimi aldı.2018’de kurduğu Filtre Platform, İstanbul’un çeşitli kafe ve sergi mekânlarında sanat/tasarım üzerine disiplinler ötesi kulüp buluşmaları, söyleşiler, keşif gezileri, atölye çalışmaları ve sergiler düzenledi. TAK ile birlikte 40 sanatçı/tasarımcı ve 28 adet etkinliğin dahil olduğu 12 saatlik Tesadüfler Festivali’ni düzenledi. İ ME CE bünyesinde, farklı disiplinlerden oluşmuş büyük ekibiyle “Askıda Aralık” ismindeki 60 metrelik etkileşimli bir parkur yerleştirmesini ve “Askıda An” isimli deneysel konserini tasarladı ve uyguladı.Alternatif, sıradışı ve özgün yaratıcılığa öncelik ve değer veren Tolgay, Provalar isimli özgün yaratıcılık atölyesi ile herkesin içindeki yaratıcı potansiyeli ortaya çıkarmaya yardımcı oluyor, bir yandan da yaratıcılık koçu ve eğitmeni olma yolunda ilerliyor.

YORUM YAP